• Agresif
  • Aptal
  • Arsız
  • Aşık
  • Bezgin
  • Bilgin
  • Cesaretli
  • Çılgın
  • Endişeli
  • Geveze
  • Kagılı
  • Kederli
  • Kimsesiz
  • Korkulu
  • Küstah
  • Kızgın
  • Melek Gibi
  • Mesgul
  • Mutlu
  • Neseli
  • Niteliksiz
  • Olgun
  • Sarhoş
  • Sarsıntılı
  • Savurgan
  • Sert
  • Sinsi
  • Soğuk
  • Stresli
  • Suratsız
  • Sıcak
  • Tembel
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • İsrarcı
  • Zararsız
  • Öylesine
  • Şaşkın
  • Şeytani
  • Şüpheli
    1. #1


      Platinum VIP
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Halim
      ----
      Nerden
      KUŞADASI
      Favori Karakteriniz
      Polat Alemdar
      Üyelik tarihi
      11.06.2010
      Mesajlar
      1,649

      Standart Memati Tüm Sırlarını Anlattı

      Birinci bölümde Kurtlar Vadisi Filistin ve oyunculuk macerası üzerine konuştuğumuz Gürkan Uygun'la dev röportaj devam ediyor... İşte ikinci bölüm, işte "Memati"nin hiç bilmediğiniz sırları...


      A.B.M: Rolünüzü hakkıyla yapıyorsunuz. Dizide yakın adamınız Nevzat öldüğünde sergilediğiniz performans kalbe dokunur türdendi.

      G.U: Teşekkür ediyorum

      A.B.M: Eroinmanı oynadığınız sahneler gibi buna bir çoklarını da ekleyebiliriz. Bu tür sahnelere nasıl hazırlanıyorsunuz? O an gerçekten arkadaşınızın öldüğüne mi ikna ediyorsunzu kendinizi? Yoksa Dustin Hoffman'ın söylediği gibi o duyguya geçmeden mış gibi yapmak yeterli oluyor mu?





      G.U: Söylenmesi gerekeni üstatlar söylemiş tabi. Benim için önemli olan inandırıcı olması. Onu inandırıcı kılabilmek için de her yol denenebilir. Marlon Brando’nun bir lafı var oyunculukla ilgili, aynı bu soruyu soruyorlar. "Çok inandırıcısınız. Bunu başarmak için nasıl çalışıyorsunuz?" diye. O da diyor ki, "Benim oyunculuğum üç bölüme ayrılıyor. İlk zamanlarında kendimi o karakterin yerine koyardım. O karakterin annesi öldüyse kendi annemin öldüğünü düşünürdüm. İkinci dönem ise çok pratikleşmişti; o duyguyu hemen alıyordum. Çünkü birçok duyguyu ezberlemiştim. Üçüncü döneminde ise ben artık oynamıyordum, izleyici benim yerime oynuyordu" diyor. Böyle özetliyor oyunculuk serüvenini... Burada da ben artık Memati’nin duygularına alışmış durumdayım. En başta söylediğim kilit kelime: Sadece inandırıcı olmaya çalışıyorum. O anki duyguya kendimi kaptırıyorum ama bu sirkülasyon içerisinde inanın çok kolay değil. Çünkü senaryonuz geç de gelebiliyor. Bir sonraki sahneyi ilk gün çekiyorsunuz en baş sahneyi son gün çekiyorsunuz. Dolayısıyla o aradaki şeyleri tutturmak zorundasınız. Hikâye devamlılıklarını, duygu devamlılıklarını tutturmak zorundasınız. Dizide böyle bir dezavantajınız var. Cebimizde artık sekiz yıldır kullandığımız duygularımız var, üç aşağı beş yukarı aynı duygular. Bir parça artık onları klonlamış gibiyim. Otomatik oluyor bazen ister istemez. Gönül ister ki daha geniş, daha sıralı çalışalım ve daha inandırıcı daha güzel görünsün. Ama bu sirkülasyon içersinde çok fazla şansımız yok aynı şey senaristler için de geçerli. Bir hafta içerisinde doksan dakikayı yetiştirmek

      Eroinman rolüne nasıl hazırlandı?

      A.B.M: Her hafta bir film yazmak…

      G.U: Aynen öyle. Zaten onların işi daha zor. Biz onların yaptığını sadece canlandırıyoruz aslında. Sinema ve tiyatro metni olduğu zaman çok farklı. Oturup onun üzerinde bir çalışma yapabilirsiniz. Mesela eroinman için bir çalışma yaptım. Senaristler bana öyle bir fırsat sundu. İnternetten görüntü elde ettim, Kemal Hoca ile gittik konuştuk…

      A.B.M: Kemal Sayar mı?

      G.U: Evet. Ben bir takım notlar aldım. Tekrar gittim Kemal Hoca'yla check ettim onları, öyle şanslarımız olduğu zaman çok daha avantajlı oluyor tabi. Biz de o zaman senaryoya katkıda bulunabiliyoruz. Oradan bir hareketle başka bir hikâye çıkarttırabiliyoruz ama dizi serüveninde biraz artık son senelere doğru otomatikleştim. İnandırıcı olmasının da nedeni kamera çok sever beni, benim de bir parça o hususta yeteneğim var.

      A.B.M: Kesinlikle var. Yurt dışında ya da Türkiye'den çok beğenip örnek aldığınız oyuncular var mı? Profesyonel anlamda gözlemleyerek beslendiğiniz oyuncular var mı yoksa hayatın içinde yaşadıklarınızı mı gözlemlemeyi tercih ediyorsunuz?

      G.U: Evet, o oluyor. Birçok oyuncunun davranışını alıyorsunuz ama onlar sadece kendinize ve arkadaşlarınıza yaptığınız göndermeler olabiliyor. Onun dışında çok mükemmel oyuncular var onları seyrederek her gün tecrübe ediyorsunuz en büyük avantaj da çalıştığınız oyuncular. Özellikle de tiyatro. Dizi setinde o kadar alışverişte bulunamıyorsunuz çünkü gerçekten o sirkülasyon çok rahatsız edici ona yetişmek için hız kazanmak zorundasınız. Biz bir de sesli çalışmıyoruz. Onun da dezavantajını yaşıyoruz oyuncu olarak...

      A.B.M: Düblaj yorucu oluyor değil mi?

      G.U: Yorucu olmasından ziyade bölüyor sizi. Oynarken bölüyor. Oradaki tepkiyi önce almanız gerekiyor ve sürekli onu bekliyorsunuz. Ama sesli çekim yaptığınız zaman o metne hakim olmak durumundasınız. O tür dezavantajlar ve avantajlı olan durumlar var…

      Daniel abiye benzetiyorlar

      A.B.M: Yurt dışında özellikle örnek aldığınız bir oyuncu var mı?

      G.U: Çok var… Kevin Spacey var… Sadece onunla sınırlı kalmasın hepsini sayabiliriz Dustin Hoffman, Al Pacino, Morgan Freeman, Tim Roth, Steve Buscemi var, var oğlu var…

      A.B.M: Daha önce sizi James Bond serilerinde oynayan Daniel Craig'e benzeten oldu mu?

      G.U: Evet, oluyor fizyonomimiz benziyor. Daha doğrusu benim fizyonomim ona benziyor. Bana benziyor James Bond gibi düşünmeyelim olayı. Adamcağız benden büyük Daniel baba. Benim hatlarım Daniel abiye benziyor. (Gülüyoruz)

      Albüm çıkarmayı düşünüyorum

      A.B.M: Bu Şehir Girdap Gülüm şarkısıyla müzikte de başarılı olabileceğinizi gösterdiniz? Bu şarkıyı okumak için size mi teklif ettiler yoksa siz mi okumak için talip oldunuz?

      G.U: Hayır… Daha önce Kurtlar Vadisi'nde Tanrıdan Diledim’i de ben söylemiştim zaten. O benim çok sevdiğim bir türküydü. Raciler de bilir benim çok sevdiğimi Gürkan söylesin demişlerdi o zaman. Kurtlar Vadisi Irak’ın son sahnelerini çekiyordu. Burada da dizi devam ediyordu. Dizinin çekimlerini yapmıştık. Sonra türküyü o zaman söyledim. Ondan sonra da oradan bildikleri için herhalde bana uygun gördüler sağ olsunlar ben de keyifle okudum...

      A.B.M: İleride bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz?

      G.U: Var aslında. Şimdi değil ama bir iki üç sene sonra inşallah bir albüm ama tek başına yapılacak bir şey değil. Belki çocuklarla ilgili bir şey yapılabilir.

      A.B.M: Şarkı yorumlamak mı yoksa beste mi?

      G.U: Hayır, şarkı yorumlamak sadece, benim kendi okuyabileceğim şarkılar. Ama onun da birisine faydası olması gerekiyor Kardelen, çocuk esirgeme ya da eğitim vakıflarıyla bir diyaloga gireceğim ama şimdi değil daha yakın zamanda değil. Bir de yapabilirime bağlı bir şey.

      A.B.M: Bence başarabilirisiniz…

      G.U: Hayırlı bir şeye vesile olacaksa öyle bir niyetim olacak inşallah

      A.B.M: Gürkan Uygun ne tür müzikler dinliyor?

      G.U: Gürkan Uygun müzik kültürüne arabeskle başladı. Yetiştiği büyüdüğü yerde arabesk çalıyordu. Dolayısıyla tiyatroyla doksan yılında tanışana kadar kafasının içi tamamıyla arabeskle doldu. Ondan sonra isimler gelmeye başladı. Cem Karaca, Edip Akbayram, Barış Manço... Barış Manço’yu her zaman biliyorduk zaten. On dokuzla yirmi üç yaş arasında daha çok Türk müziği dinledim. Batı müziği kültürüm çok yoktur etnik müzik dışında. O dönem hayatımıza giren Ahmet Kaya, Fatih Kısaparmak vs... Türk müziğinin atılım ya da yükselişe geçtiği bir dönemdi. Sonrasında okula geldim ve yabancı müziklerle tanışmaya başladım. Türk sanat müziği ve halk müziğine ilgim üniversite döneminde başladı. Çoğunlukla Türk Halk Müziği radyoları, albümleri dinledim. Sonra bir dönem plak takıntım başladı. Sonra hafif müzik Türk plakları biriktirdim. Bütün o nostaljik popüler olan parçaların çoğu vardır elimde...

      A.B.M: Hala plak satın alıyor musunuz?

      G.U: Bu aralar alamıyorum çünkü aslında ben pazarlarda gezip almayı tercih ediyordum. Şimdi daha çok pasajların içine girdi öyle de bir vaktim olmadı aslında. Bir gün plak turu yapmak istiyorum. Ondan sonra ki dönemde de etnik müzikler girmeye başladı, elektronik müzikle Massive Attack üniversitenin son dönemlerinde hayatıma girdi. Birçok etnik müzik, Türkler'in yaptığı Türkiye'de yaşamayıp Amerika’da yaşayan Türkler'in yaptığı müzikler, Yunanlar'ın yaptığı müzikler. Batı müziğinde hala eksiğim ama…

      A.B.M: Mozart gibi mi?

      G.U: Yok, hayır onları da dinlerim, şahıslara çok hâkim değilim ama dinlerim tabi ki...

      Gürkan Uygun'un hobileri

      A.B.M: Hobileriniz arasında neler var acaba?

      G.U: Lise dönemlerinde karakalem çizerdim kendimce. O hevesim kendini bıraktı artık.
      Heykelcikler yapıyorum şimdi. Aksesuarlar yapıyorum. Yontmayı, biçmeyi, tarlada bağla bahçeyle uğraşmayı severim. Klarnet çalmaya ve kendimce üflemeye çalışıyorum. Flüt kıvamına geldim ama çok üst düzey değil tabi. Benim şöyle bir sıkıntım var, ben bir şekilde disiplinle uğraşmak istemiyorum. Disiplinle başladığım zaman hobimden uzaklaşıyorum. Kafama göre takılırsam olur. Mesela üç gün klarnet bakıyorum sonra yirmi beş gün heykel çalışabiliyorum.

      A.B.M: Çabuk mu sıkılıyorsunuz?

      G.U: Yani sanıyorum. Kendi ham yeteneğim ne kadarsa o bana yetiyor.

      Yönetime zaman tanınmalı

      A.B.M: Hobileriniz arasında futbol da var...

      G.U: Arada oynuyorum. Lise çağında futbol bizim sevdamızdı her Anadolu gencinin olduğu gibi bizimde futbol sevdamız vardı. Hep futbolcu olabilir miyiz diye düşünüyordum...

      A.B.M: Sizin de mevkiiniz forvet miydi?

      G.U: Çocukluk çağlarında orta sahada forvette istediğiniz yerde oynuyorsunuz o dönem. Ama forvete çok bulaşmazdım çünkü son vuruşlarım çok başarılı değildir. Asistlerim iyidir ama… Ortaokulda orta sahaya geçer gibi oldum bir gün kaleye geçtim üç sene kalede kaldım sonra defansa geçip yerleştim. Bir daha da artık hareket etmiyorum.

      A.B.M: Beşiktaş taraftarı olduğunuz biliyoruz. Beşiktaş’ın başarısızlığı sizce teknik ekip mi yoksa kadronun yetersizliği miydi?

      G.U: Yönetime biraz zaman tanımak lazım ( Bu kinayeli cevaptan sonra gülüyoruz)

      Necati Şaşmaz'la her gün görüşüyoruz

      A.B.M: Necati Şaşmaz'la olan ilişkiniz nasıl?

      G.U: Necati'yle neredeyse her gün görüşüyoruz... Necati keyifli ve sette olmaktan keyif alan birisi şimdi daha da rahat tabi. Necati adımlarını yavaş attı iyi attı ilk başlarda. Onun da kullandığı çok güzel bir tabir var, 'Beni havuza attılar, yüzmeyi bilmeden yavaş yavaş yüzmeyi öğrendim ve iyi bir yüzücü oldum.' İnşallah bundan sonra ki işlerde hep beraber devam edeceğiz.

      A.B.M: Dışarıda insanlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz? Memati karaketerinden dolayı sizden çekinenler oluyor mu?

      G.U: Oluyor tabi genelde ilk bakışta insanlar bir parça çekinerek yaklaşıyorlar. Çocuklar daha samimiler. Ama genelde erkekler veya aileler rahatlar aslında. O da şundan kaynaklanıyor ‘bizim mahallenin çocuğu bizim kardeşimiz’ diye düşündükleri için çok samimi yaklaşıyorlar. Ama annelerimiz kardeşlerimiz bazen çekiniyorlar tabi, ürkenler oluyor. Hatta gelip 'Aaa sen yakışıklıymışsın abi aslında' diyenler çoğunlukta...

      İkinci çocuk yolda

      A.B.M: Baba olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

      G.U: Daha tadına varamadık çünkü o kadar yoğun çalıştık ki. Ama keyifli tabi biraz daha hızlanıyorsunuz hayata karşı. Hızlanıyorsunuz derken çocuğunuza bir gelecek hazırlamak. Sağlığınız yerindeyken her şey yerli yerindeyken onu bir parça geleceğini garantiye almak adına bir parça daha sanki aceleci oluyorsunuz. Ben öyle oldum biraz sakinlemek lazım galiba. İlk defa başımıza geldiği için. İkincisi de geliyor inşallah bakalım…










      ALİ BUHARA METE / YAZETE.COM

    2. #2


      Platinum VIP
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Halim
      ----
      Üyelik tarihi
      15.06.2010
      Mesajlar
      5,174

      Standart

      harika bir ropörtaj,bayıldım...paylaşım için teşekkürler...

    3. #3
      beyazgul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

      Platinum VIP
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Halim
      ----
      Üyelik tarihi
      08.06.2010
      Mesajlar
      5,344
      Takımı

      Standart

      paylasim icin teskur super bir reportaj

    4. #4


      Yasaklı Üye
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Halim
      ----
      Üyelik tarihi
      10.06.2010
      Mesajlar
      7,455

      Standart

      Paylaşım İçin Sağol

    Konu Bilgileri

    Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

    Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •